Liverpool:8 Beşiktaş:0 - Yazar yorumları
Tarih: , 7/11/2007 Kategori: BJK AVRUPA MACLARI
Mustafa DENİZLİ-Milliyet
Diyecek bir şey yok...
Beşiktaş'ta kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun ortaya çıktı
Gerçekten ne yazmak ne konuşmak ne de anlatmak istediğimiz bir maç oldu. Bir takım farklı kaybedebilir, futbol oyununda her şey mümkündür. Bir takım şanssızlık yaşayabilir. Beşiktaş, dün bir takımın yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşadı. Kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun...
Beşiktaş'ın hemen her şeyi yanlış yaptığını belirtmek lazım. Defansı kaleye o kadar yakın oynadı ki, belki blok olarak defans yapma şansı bulabildi, ama bu görüntüyle hücum yapma, etkili olma şansını sıfırladı. Hele hele Crouch gibi bir adam rakipte varken, Beşiktaş'ın kendi kalesine bu kadar yakın oynaması kötü sonun başlangıcı oldu.
Beşiktaş'ta tek etkili atağı Mehmet Sedef yaptı. Halbuki iki takımın saha dizilişi birbirine yakındı. Aynı bölgelerde oynayan futbolcuları karşılaştıralım. Liverpool'un sağ kanadında oynayan Benayoun, gecenin yıldızı olarak parlarken, üç gole de imza attı. Oyunun sonunda giren Babel de iki gol kaydetti. Bunlar Liverpool'un kanatlarında görev yapanlar, ama bütün gollerde pay sahibi oldular.
Futbolda gol atmak için iki faktör çok önemlidir. Ya ceza sahasına girip, zorlayacaksın. Ya da şut atacaksın. Bunların ikisi de yapılmadı. Liverpool mükemmel bir futbol oynamadı. Ama Beşiktaş, Liverpool'u mükemmele yaklaştırdı. Bu skora rağmen İstanbul'daki Liverpool mu dün sahaya çıkan takım mı daha iyiydi, düşünmek lazım. Beşiktaş'ın ilk maçla kıyaslanmayacak ölçüde kötü olduğunu söylemek ise hiç de zor değil.
Beşiktaş'ın sağında oynayan Serdar Kurtuluş ile sonradan oyuna giren Ali bırakın ceza sahasına girmeyi yanına bile yaklaşamadılar. Beşiktaş'ın üst üste yediği iki golde pozisyon hataları, bireysel hatalar, düşünebileceğiniz her türlü hata vardı.
Beşiktaş topa sahip olduğu zaman geriden oyun kuramıyor. Orta alanda öne doğru mesafe kat edemiyor. Öne taşıyacağı toplarda çoğalma şansı bulamıyor. Bütün bunları üst üste koyduğumuz zaman bir de Liverpool'un gol şansının yüksek olduğunu düşünürseniz böyle yüksek skorlu maçlar ortaya çıkabilir. Skorun üzerine çok fazla takılmamak lazım. Neticede mağlubiyet, mağlubiyettir. Tabii açık farklı olması insanların psikolojik yapılarını bozar. Ama ne olursa olsun dünyanın sonu olan bir şey değil.
İstanbul'daki son derece güzel Liverpool galibiyetinin üzerine böyle bir skor takımları olumsuz etkiliyor. Bu skorun ortaya çıkmasına yol açan sebeplerden biri de son oynanan lig maçının takım üzerindeki olumsuz etkileriydi diyebiliriz.
Kısacası Liverpool iyi bir takım. Beşiktaş da, rakibinin iyi takım olduğunu göstermesi için zemin hazırladı. Şu oynar mıydı, bununla başlamak daha iyi olur muydu gibi konular bu maçın üzerine konuşulacak şeyler değil. Özetlersek keyifsiz bir gece, keyifsiz bir skor, keyifsiz bir yazı...
****
Kazım KANAT-Sabah gazetesi
Demirören hemen istifa etmelidir!
A- "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" dediğin, Mehmet Sedef'i kurtarıcı gibi sahaya sürüyorsun.
B- Dünya starı Ricardinho'yu, "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" diye yedek kulübesinde oturtuyorsun. (Higuain yedek olacaksa niye alındı?)
Anlamak istemeyen Beşiktaşlılar'a son kez anlatıyorum... Beşiktaş'ın patronu Sağlam şunu anlatmak istiyor:
Mehmet Sedef hem ortada (Üzülmez'in önünde nöbetçi eczane gibi) oyun kurucu oynayacak, hem de hücuma çıkarak Bobo'ya asist yapacak. Böylece Beşiktaş önce topa sahip olarak kaleyi savunacak, sonra da pozisyon bulursa gol atacak.
Bu satırların yazarı da okurlarına "Öyle değil, gerçek şu" diyerek şunu anlatmak istiyor: Beşiktaş büyük hedeflere büyük oyuncularla yürür! Ricardinho gibi bir yıldızı büyük parayla aldıysan, büyük maçlarda oynatacaksın. Oynatmayacaksan kalmasına niye izin verdin? Neden sıradan oyunculardan yıldız yaratmak istedin? Beşiktaş ile Liverpool arasındaki çok ince teferruat işte burada. Bunun adı da, "Felsefe farkı!"
RÜŞTÜ NEDEN OYNAMADI?
Şimdi Sağlam'a bir sorum var...
Kontrollü savunma futbolu oynatmak istedin de ne oldu? Sonuç ortada! Oysa İnönü'de ki cesur futbolu deneseydin kazanırdın. Kaybetsen bile cesurca kaybederdin. Sözün özü; korkaklar hep kaybeder!
İlk 45 dakikanın özeti: Rakip kalede üç pasif atak var. Rakibe ise korkaklık yüzünden (biri Cisse'nin geri pasından) verilen onca pozisyon ve iki gol var. İkinci yarıda da değişen bir şey yok. Beşiktaş, İnönü'de ders verdiği Liverpool'dan bu kez ders aldı. Yenilmekle kalmadı, rezil oldu.
Bu gecenin iki basit sorusunu Sağlam'a soruyorum;
1- Liverpool'a iki gol atan Beşiktaş bu kez neden gol pozisyonu bulamadı?
2- Dünya'nın en iyi 5 kalecisinden biri kabul edilen Rüştü neden oynamadı?
MESAJ; Başkan Sayın Yıldırım Demirören'in, "Maçlara PAF takımı ile çıkacağız" demeci sonun başlangıcı olmuştur. Sonun başlangıcı da Demirören'in sonudur. Eğer biraz Beşiktaşlı duruşuna sahipse istifa eder!
O, özel bir geceydi. Tadı herkes gibi damağımda kaldı. Ve Beşiktaş İnönü’de yarattığı mucizeden 15 gün sonra Anfield Road stadında gerçeklerle yüzleşti.
2003 ekimindeki Stanford Bridge’deki soğuk hava dün Liverpool Anfield Road Stadındaydı. Arada büyük fark vardı. İngilizler tarihinde ilk kez Stanford Bridge’de Sergen’in golleri ile 2-0 mağlup olmuştu.
