Liverpool:8 Beşiktaş:0 - Yazar yorumları

Mustafa DENİZLİ-Milliyet

Diyecek bir şey yok...

Beşiktaş'ta kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun ortaya çıktı


Gerçekten ne yazmak ne konuşmak ne de anlatmak istediğimiz bir maç oldu. Bir takım farklı kaybedebilir, futbol oyununda her şey mümkündür. Bir takım şanssızlık yaşayabilir. Beşiktaş, dün bir takımın yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşadı. Kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun...
Beşiktaş'ın hemen her şeyi yanlış yaptığını belirtmek lazım. Defansı kaleye o kadar yakın oynadı ki, belki blok olarak defans yapma şansı bulabildi, ama bu görüntüyle hücum yapma, etkili olma şansını sıfırladı. Hele hele Crouch gibi bir adam rakipte varken, Beşiktaş'ın kendi kalesine bu kadar yakın oynaması kötü sonun başlangıcı oldu.
Beşiktaş'ta tek etkili atağı Mehmet Sedef yaptı. Halbuki iki takımın saha dizilişi birbirine yakındı. Aynı bölgelerde oynayan futbolcuları karşılaştıralım. Liverpool'un sağ kanadında oynayan Benayoun, gecenin yıldızı olarak parlarken, üç gole de imza attı. Oyunun sonunda giren Babel de iki gol kaydetti. Bunlar Liverpool'un kanatlarında görev yapanlar, ama bütün gollerde pay sahibi oldular.
Futbolda gol atmak için iki faktör çok önemlidir. Ya ceza sahasına girip, zorlayacaksın. Ya da şut atacaksın. Bunların ikisi de yapılmadı. Liverpool mükemmel bir futbol oynamadı. Ama Beşiktaş, Liverpool'u mükemmele yaklaştırdı. Bu skora rağmen İstanbul'daki Liverpool mu dün sahaya çıkan takım mı daha iyiydi, düşünmek lazım. Beşiktaş'ın ilk maçla kıyaslanmayacak ölçüde kötü olduğunu söylemek ise hiç de zor değil.
Beşiktaş'ın sağında oynayan Serdar Kurtuluş ile sonradan oyuna giren Ali bırakın ceza sahasına girmeyi yanına bile yaklaşamadılar. Beşiktaş'ın üst üste yediği iki golde pozisyon hataları, bireysel hatalar, düşünebileceğiniz her türlü hata vardı.
Beşiktaş topa sahip olduğu zaman geriden oyun kuramıyor. Orta alanda öne doğru mesafe kat edemiyor. Öne taşıyacağı toplarda çoğalma şansı bulamıyor. Bütün bunları üst üste koyduğumuz zaman bir de Liverpool'un gol şansının yüksek olduğunu düşünürseniz böyle yüksek skorlu maçlar ortaya çıkabilir. Skorun üzerine çok fazla takılmamak lazım. Neticede mağlubiyet, mağlubiyettir. Tabii açık farklı olması insanların psikolojik yapılarını bozar. Ama ne olursa olsun dünyanın sonu olan bir şey değil.
İstanbul'daki son derece güzel Liverpool galibiyetinin üzerine böyle bir skor takımları olumsuz etkiliyor. Bu skorun ortaya çıkmasına yol açan sebeplerden biri de son oynanan lig maçının takım üzerindeki olumsuz etkileriydi diyebiliriz.
Kısacası Liverpool iyi bir takım. Beşiktaş da, rakibinin iyi takım olduğunu göstermesi için zemin hazırladı. Şu oynar mıydı, bununla başlamak daha iyi olur muydu gibi konular bu maçın üzerine konuşulacak şeyler değil. Özetlersek keyifsiz bir gece, keyifsiz bir skor, keyifsiz bir yazı...

 

****

 

Kazım KANAT-Sabah gazetesi

 

Demirören hemen istifa etmelidir!
Liverpool'un Beşiktaş'a verdiği ders şu; Büyük hedeflere, büyük düşünen oyuncularla gidersin! Anlamak istemeyen Beşiktaşlılar'a, "Felsefe farkı" dediğim gerçeği bir kez daha anlatayım;
A- "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" dediğin, Mehmet Sedef'i kurtarıcı gibi sahaya sürüyorsun.
B- Dünya starı Ricardinho'yu, "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" diye yedek kulübesinde oturtuyorsun. (Higuain yedek olacaksa niye alındı?)
Anlamak istemeyen Beşiktaşlılar'a son kez anlatıyorum... Beşiktaş'ın patronu Sağlam şunu anlatmak istiyor:
Mehmet Sedef hem ortada (Üzülmez'in önünde nöbetçi eczane gibi) oyun kurucu oynayacak, hem de hücuma çıkarak Bobo'ya asist yapacak. Böylece Beşiktaş önce topa sahip olarak kaleyi savunacak, sonra da pozisyon bulursa gol atacak.
Bu satırların yazarı da okurlarına "Öyle değil, gerçek şu" diyerek şunu anlatmak istiyor: Beşiktaş büyük hedeflere büyük oyuncularla yürür! Ricardinho gibi bir yıldızı büyük parayla aldıysan, büyük maçlarda oynatacaksın. Oynatmayacaksan kalmasına niye izin verdin? Neden sıradan oyunculardan yıldız yaratmak istedin? Beşiktaş ile Liverpool arasındaki çok ince teferruat işte burada. Bunun adı da, "Felsefe farkı!"

RÜŞTÜ NEDEN OYNAMADI?
Şimdi Sağlam'a bir sorum var...
Kontrollü savunma futbolu oynatmak istedin de ne oldu? Sonuç ortada! Oysa İnönü'de ki cesur futbolu deneseydin kazanırdın. Kaybetsen bile cesurca kaybederdin. Sözün özü; korkaklar hep kaybeder!
İlk 45 dakikanın özeti: Rakip kalede üç pasif atak var. Rakibe ise korkaklık yüzünden (biri Cisse'nin geri pasından) verilen onca pozisyon ve iki gol var. İkinci yarıda da değişen bir şey yok. Beşiktaş, İnönü'de ders verdiği Liverpool'dan bu kez ders aldı. Yenilmekle kalmadı, rezil oldu.
Bu gecenin iki basit sorusunu Sağlam'a soruyorum;
1- Liverpool'a iki gol atan Beşiktaş bu kez neden gol pozisyonu bulamadı?
2- Dünya'nın en iyi 5 kalecisinden biri kabul edilen Rüştü neden oynamadı?
MESAJ; Başkan Sayın Yıldırım Demirören'in, "Maçlara PAF takımı ile çıkacağız" demeci sonun başlangıcı olmuştur. Sonun başlangıcı da Demirören'in sonudur. Eğer biraz Beşiktaşlı duruşuna sahipse istifa eder!
****
 
Korkut GÖZE-Hürriyet
 
Gözlerimi kapadım

O, özel bir geceydi. Tadı herkes gibi damağımda kaldı. Ve Beşiktaş İnönü’de yarattığı mucizeden 15 gün sonra Anfield Road stadında gerçeklerle yüzleşti.
 Bir takım,oyunun ancak 30.dakikasında Liverpool ceza sahasına girme şansını ve fırsatını yakalıyorsa...
 Ayağındaki her topu, rakibin amansız ve bıktırıcı baskısına-presine teslim ediyorsa...
 İlk 45 dakikalık süreçte, yine rakip kaleye tek şutun ötesinde hiç bir vuruş yapamıyorsa...
 Hiç abartmıyorum, top Liverpool kalecisi Reina’nın eline sadece bir kez değiyorsa...
 Sahaya çıkan Beşiktaş onbiri koyu bir savunma kostümü giyerek, sadece tek puanın hesaplarını yapıyorsa...
 Ve her golde, savunman bir amatör topluluğun acameliğinden örnekler sergiliyorsa...
O özel gece, tatlı bir anının ötesine geçemez. Damaklarda sadece bir parmak bal olarak kalır.
Beşiktaş, dün gece böyle bir gerçekle yüzleşti. Sahada şaşkın ve güçsüz adımlarla dolaşan tüm futbolcuları şöyle bir taradım.
İyi oynadığını söyleyebileceğim tek kişi göremedim. Belki, 8 gol yiyen Hakan Arıkan, farklı sonucun baş sorumlusu gibi yorumlarda, eleştirilerde yaylım ateşine tutulacak.
Pozisyonları, maç sonrası defalarca izledim. Hakan’ın ellerinden dönen her topta, savunma adamlarının pozisyodan en az, on’ar metre uzağında dolaştığını hayretle gördüm.
Daha açık konuşalım... Sahanın her bölgesinde rakibe teslim bayrağı açan bir takımın maç kazanması... Daha doğrusu, hesapladığı tek puanı Annfield Road stadından kapıp, kaçması mümkün mü?
* * *
DÜN, bir başka gerçek kamçı gibi Beşiktaş’ın suratında patladı. Belki acısını hala hissediyor. Fizik açıdan Liverpool’un ne kadar uzağında kaldığını ve geçen her dakikanın Beşiktaş’ın bedenine ağır bir yük gibi çöktüğünü gördüm.
Beşiktaş’ın tükendiği dakikalarda, Liverpool vites yükseltti. Attığı her golden sonra bir yenisinin hevesini taşıdı.
Açıkcası, 90 dakika hiç ara vermeden Beşiktaş’ın üzerine bir kabus gibi çöktü. Adeta İnönü’deki 2-1’in acısını çıkarttı.
Bir ara gözlerimi kapadım.Ve hiç açmak istemedim. Çünkü, gözlerimi açtığım her an Beşiktaş kalesinde bir gol gördüm...
Bir şey söyleyeyim mi... Bu sonuç uzun bir süre akıllardan hiç silinmeyecek. Ve her Beşiktaşlı biliyorum ki, bu skoru düşündükçe acı ile kıvranacak.
 
****
 
İsmail ER-Vatan Gazetesi
 
Asist kralı Hakan

2003 ekimindeki Stanford Bridge’deki soğuk hava dün Liverpool Anfield Road Stadındaydı. Arada büyük fark vardı. İngilizler tarihinde ilk kez Stanford Bridge’de Sergen’in golleri ile 2-0 mağlup olmuştu.
Dün Liverpool’da iklim yine aynıydı fakat, oyucular, teknik heyet, hem de skor farklıydı. Liverpool oyuncuları, Anfield Road’da futbol adına çok fazlaydılar. Beşiktaş karşısında sanki 14-15 kişi oynuyorlardı. Futbol zekası üst seviyedeki oyuncularla sonuca gidiyorlar, goller atıyorlardı. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, yönetimin "lige paf takımla çıkılacak" şeklindeki sözlerinin etkisinde kalmış olacak ki, paf takımının kaptanı Mehmet Sedef ile oyuna başlıyordu! Şampiyonlar Ligi Kupası kazanan Liverpool Teknik Direktörü Benitez, Sağlam kadar taktik açısından yeterli değil ki, her maçta 4-4-2 sistemini işleme koyuyor ve kazanıyor da..
Beşiktaş’ın 104 yılda bir gerçekleşen İnönü’deki Liverpool zaferinin rövanşı acı dolu bir şekilde tarihe geçecek. Beşiktaş teknik heyeti ve futbolcularının aklı hala Şükrü Saraçoğlu Stadındaki Fenerbahçe Stadındaydı. Kaptan İbrahim Üzülmez trafik polisi gibi. Nazik ve terbiyeli. Liverpool forveti çok iyi keşfetmiş onu. Üzülmez’e eşlik eden Diatta’nın da zaaflarını kullanarak golleri sıraladılar. Bobo’da bir ara kaptan İbrahim Üzülmez’e tahammül edememiş olacak ki, onu da oyundan atmaya kalktı. Kabahati Üzülmez’e değil onu sol kanatta yalnızlığa mahkum eden teknik patronda aramalı.
Dibe vurdular
Sezon başında yönetime istediği oyucuları aldırdığı için teşekkür edip şükreden Sağlam, Şampiyonlar Ligi’nde yaşanılan gol travmasının faturasını da ödemeli. Yönetimler milyon dolarlarca borca girecek, istenilen oyuncular alınacak ama böyle bir bozgun yaşanacak. Crouch, Benayoun, Gerard hatta topuk ile gol atan Babel’in attığı gollerde tarihe geçecek kaleci de rakibe verdiği paslar ile asist kralı kaleci Hakan olacak. Beşiktaşlı futbolcuların Süper Ligden sonra da Şampiyonlar Ligi’nden kopuyorlarsa kötü son kaçınılmaz. Beşiktaş 90 dakikada bir tane korner attı o da 85’nci dakikada. Liverpool hiç aut kullanmadı. Böyle bir takım nasıl kurulur, nasıl oynatılır. Beşiktaş’ın 80 dakika hiç şutu yok. Beşiktaş’ta bu kadar dibe vuran bir takım izlemedim. Allah budan sonra da izletmesin!

 



 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !