| |
ÜÇ BÜYÜKLERİN MAÇLARI - ANALİZ & YORUM
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Fikstür | Puan Durumu
Beşiktaş:1 Sivasspor:2 Maçın Hikayesi
Tarih: 16:58, 11/11/2007 Kategori: BJK LiG MACLARI
LIVERPOOL'DA HEZİMET YAŞAYAN BEŞİKTAŞ, ÖZÜR GÜNÜNDE SİVAS'A DA YENİLDİ, AĞIR BİR DARBE DAHA YEDİ
Özrü kabahatinden büyük!
İnönü'de 90 dakika protesto edilen siyah - beyazlı takım, ilk yarıyı Bobo'nun golüyle önde bitirdi. Önce Balili sonra İbrahim Toraman atılırken, Mohamed Ali frikikten skoru eşitledi, Gurbanov'un sayısı Kartal'ı yere serdi
Herkes işini yapacak!
BİLAL MEŞE
Biraz işler sarpa sarmasın, yöneticisi, teknik adamı ve de taraftarı işin kolayına kaçar, faturayı medyaya keserler! Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam'ın maç öncesindeki açıklamalarını hayretle okuduk! Sağlam'ın 'Cenaze evinde düğün yapanlar var' lafını bir teknik adama yakıştıramadık. Kim düğün yapıyor? Adres belli değil! Camia mı,taraftarlar mı, yoksa medya mı? Kimsenin düğün falan yaptığı yok! Herkes işini yapacak sayın Sağlam! İşinin dışına çıktığınız anda asıl olan işinizi unutursunuz, dağılırsınız! Bizden söylemesi...

Sağlam, Liverpool 'faciasının' faturasını Hakan Arıkan, Koray Avcı, Serdar Kurtuluş, Mehmet Sedef ve Diatta'ya kesmiş. Sanırsınız ki 8-0'ın baş suçluları onlar! Kolektif oyun olan futbolda tüm sonuçlar, tüm oyunculara aittir. Tribünlerin protestolarından Başkan Yıldırım Demirören ve de Menajer Sinan Engin paylarını alırken, Ertuğrul Sağlam şimdilik sıyırdı! Maç mı? Doğrusu artçı şoklar yaşayan Beşiktaş, tüm olumsuzluklara karşın Sivasspor karşısındaki 'iştahlı' ve de 'kazanma' arzusu üst düzeyde idi. Kaygan zemine karşın rakibiyle sahanın her yerinde boğuşan Kartal, ilk yarıyı Bobo'nun kafa golüyle önde kapattı. İkinci yarıya skor avantajını öne çıkararak başlayan Kartal'ın, Balili'nin 52'de oyun dışı kalmasından sonra 'fark' beklentisi, İbrahim Toraman'ın kırmızı kartla soyunma odalarının yolunu tutmasıyla 'kaosa' dönüştü. Nitekim Toraman, çok kritik bir yerde Mehmet Yıldız'ı indirirken, Mohammed'in mükemmel frikik golüne de davetiye çıkardı! Morallenen Sivasspor, galibiyet golünü Gurbanov'la buldu. Beşiktaş, stres ve paniğe girerken, konuk takım Sivasspor soğukkanlılığını ve de oyun disiplinini hiç elden bırakmadı. Çok adamlı savunma anlayışını ofansif bindirmelere de yansıttı ve İnönü'den 'haklı' bir galibiyette ayrılmasını da bildi. Evet, Kartal ateşe düştü! Hem de nasıl bir ateş.. İnönü'ye PAF çıkmadı, çıkamadı, ağabeyleri çıktı, ne var ki Kartal'ı onlarda kurtaramadı! Maç bitti, protestolar çoğaldı, futbolcular yuhlandı, bir tek alkışı Higuain aldı! Doğrusu Arjantinliyi biz de çok beğendik. Tek başına çırpındı, oyun kurdu, asist yaptı, ama emekleri hep boşa gitti. Yönetimi protesto edebilirsiniz, birilerini istifaya çağırabilirsiniz... Buna saygımız var... Ancak bu takımdan desteğinizi çekerseniz, bu takımın hali ne olur?
MAÇIN DAKİKALARI
28 Higuain topla sağdan indi, altıpasa kesti, Bobo uçarak kafayı vurdu, topu kalecinin solundan filelere göndererek, Kartal'ı öne geçirdi: 1-0 54 Balili'nin kırmızı kartla oyun dışı kalması, konuk takımın hücum gücünü zayıflattı. Ancak Musa'nın arapasına hareketlenen Mohammed, savunmanın arasında geçti, Rüştü ile karşı karşıya kaldı, ancak tecrübeli file bekçisi gole izin vermedi. 58 İbrahim Toraman, Mehmet Yıldız'ı indirdi, orta hakem direkt kırmızı kartı gösterdi. Frikik atışını Muhammed kullandı, baraja karşın tecrübeli futbolcu topu çatala taktı: 1-1 74 Sol kanattan Sezer'in ortasına arka direkte Mehmet Yıldız gelişine vurdu, Rüştü'den döndü, Mohammed vurdu, ancak bu pozisyon gole dönüşmedi. 84 Mehmet Yıldız topu sağdan taşıdı, cezaalanına kesti, Gurbanov gelişine topu filelere gönderdi: 1-2
MAÇIN ADAMI
Mehmet Yıldız
Sivasspor'un dinamosu Mehmet, dün belki gol atmadı ama sahada en iyi isim olarak göze çarptı. Yiğido'nun santrforu, sadece forvette değil, zaman zaman kale önüne kadar gelerek arkadaşlarına yardım etti. Takımı adına galibiyetin gelmesine büyük katkı sağladı.
MAÇTAN NOTLAR
Engin suçluyu buldu!
Menajer Sinan Engin, kendisini istifaya davet eden taraftara sert çıktı, "O tribünlerdeki hiç kimse benim kadar Beşiktaşlı değil. 100. yılda yaptıklarımı anlatırsam ayıp olur" diye konuştu. PAF takımıyla çıkmamalarından dolayı kendilerine yönelecek eleştirilere saygıyla karşıladığını belirten Engin, "Ama bu maçtan önce olur, devre arasında olur ya da maç sonrasında yapılır. Sen oyuncun topu aldığın zaman ıslıklarsan bunda art niyet aranır" diye konuştu. Sinan Engin, istifayı düşünmediğini, Başkan Yıldırım Demirören ile birlikle hareket edeceğini belirtti, 'Bugün ayrılalım' derse bu karara da uyacağını vurguladı. Engin, "2010'a kadar tazminatlı mukavelem var. Ama ben, bırakırsam bu parayı almam" dedi. Beşiktaş Menajeri, transfer konusunda da düğmeye bastıklarını, Avrupa'ya yayılıp transferi başlatacaklarını ifade etti.
Bobo'dan rekor
Kartal'ın tek sayısını kaydeden Bobo, Beşiktaş'ın en çok gol atan yabancı futbolcusu oldu. Mirsad Kovaçeviç'in 37 gollük rekoruna ulaşan Brezilyalı oyuncu, dün resmi maçlardaki 38. golünü kaydetti. Ancak mağlubiyet, bu mutluluğuna gölge düşürdü.
PAF'lar farklı
Beşiktaş PAF Takımı, Sivasspor'un gençlerini 4-0 yendi. BJK Ümraniye Tesisleri'nde yapılan karşılaşmada siyah-beyazlıların gollerini penaltıdan Serkan, Batuhan ve Aydın atarken, Sivasspor da kendi kalesine bir gol kaydetti.
Sivas, İnönü'de üçte üç yaptı
Sivasspor, İnönü Stadı'nda Beşiktaş'ı üst üste 3. kez mağlup etmeyi başardı. Süper Lig'e çıktıktan sonra Kartal'a ilk kez 2005-2006 sezonunda konuk olan kırmızı - beyazlı takım, 31. haftada oynanan karşılaşmayı Balili'nin golüyle 1-0 kazanırken, geçen sezon 13. haftada yapılan maçtan da Mehmet Yıldız'ın sayısıyla aynı skorla galip ayrılmıştı. Sivas'ta oynanan 2 maçı ise siyah - beyazlı takım kazandı.
Milliyet Gazetesi'nden alıntı
Beşiktaş:1 Sivasspor:2 Yazar yorumları
Tarih: 16:50, 11/11/2007 Kategori: BJK LiG MACLARI
Rıdvan DİLMEN-Milliyet
Ayıp etmeyelim
Bu maçta Beşiktaşlı oyuncuları tek kelime bile eleştirmek istemiyorum. Çünkü ayıp etmiş olurum. Böyle bir ortamda futbol oynamak hakikaten çok zor
Maç öncesi gündüz kendimi Beşiktaşlı oyuncuların yerine koydum. Akşam sahaya çıkacak olsam Allah'tan tek isteğim şu olurdu herhalde; "Şu maçı 1-0 olsa da kazanalım, sonra evime gidip kapanayım." Hakikaten bu ortamda futbol oynamak çok zor. Bir hafta önce derbi kaybetmişsiniz, arada Avrupa'da farklı yenilmişsiniz. PAF'la çıkalım tartışmaları, gergin ortam, kafası karmakarışık olan bir taraftar... Oyunculara sorsanız bütün samimiyetleriyle bu maçı oynamak istemezlerdi. Hele bir de hava şartlarının ağırlığı üzerlerine bir yük daha bindirdi. Ve öne geçmelerine rağmen galibiyeti koruyamadılar ve maçı da kaybettiler.
Sivas ikinci yarı
Sivas takımı buralara nasıl geldiğini aslında ilk yarıda hiç gösteremedi. Sivas'a yakışmayacak şekilde ciddiyetten uzak oynadılar. Özellikle Balili atıldıktan sonra tekrar eskiye döndüler, aynı ciddiyetle, yine tekmeye kafa koymaya, mücadele etmeye başladılar. Bülent hocanın da müthiş doğru değişikleri ile skoru 2-1'e getirdiler ve yine akılcı değişikliklerle skoru korumayı bildiler. Hatta üçüncüyü de kaçırdılar. Mohamed Ali kendi futbol kariyerinde bu tür golleri çok atmıştı, yine attı. Beşiktaş takımının oyuncularının inisiyatif alamaması Higuain hariç doğaldı. Higuain iştahlı ve etkili oynadı. Bu maç için Beşiktaşlı oyuncuları tek kelime eleştirmek istemiyorum, çünkü ayıp etmiş olurum. Hakem Bünyamin Gezer adına tartışmalı pozisyonlar vardı ama ben genelde kendisini beğeniyorum. Çünkü gördüğünü çalıyor.
****
Kazım Kanat-Sabah
Tükürdüğünü yalamak
Ertuğrul Sağlam şu yolu deneyebilirdi: Liverpool rezaletinin ilk 11'ini sahaya sürerdi. Bu bir anlamda iadei itibar anlamına gelebilirdi. Ama gerçek şuydu: Sivas maçı kaybedilirken, Liverpool maçının da ilk 11'i bu sezon kaybedilmek anlamına gelirdi. Sağlam, duygularını değil, mantığını dinledi. Sivas ile oynadığını kabul ederek, kazanmak ve Liverpool izlerini silmek için hatada ısrar etmedi. Bu maçın teknik yönleri şöyle: 1-Bu maç, iki şampiyon adayının testiydi. Beşiktaş kaybederse çok şey kaybederdi. Sivas ise, 'tatlı bir hayal' olarak yorumladığı şampiyonluk için ilk kez sahne aldı. Gördük ki,Sivas'ın şampiyon olamasa bile sonuna kadar gidecek gücü var. 2-Hakem Bünyamin Gezer, faul yorumlarında Arzumanlaştı! Balili'nin arkadan Cisse'ye yaptığı pozisyon kırmızı kartlıktı. Faul vermedi. 2. yarıda Balili aynı hareketi Toraman'a yaptı. Bu kez kırmızı çıktı. Gezer'in yorumları Beşiktaş'ı mağlup etti. (Toraman'a çıkan kırmızı yanlıştı. Bu yorum golü getirdi. Bobo'nun düşürülüşü penaltıydı. Verilmedi ve o top Beşiktaş'a gol oldu!) 3-Saglam'ı eleştirirken şu cümleyi kullanmıştık: Kaybedeceksen cesurca kaybet. Büyük maçlar, büyük oyuncularla kazanılır. Eleştiriden ders almış. 4-3-3 sisteminde ısrar etmedi. Tek ön liberolu gibi gözükse de (4-2-3-1) tek santrfor oynayarak topa sahip olmak istedi. Nobre ve Diatta tercihleri yanlıştı. 4-Üç oyuncu doğru tercihti. Rüştü; (Taraftarın Fenerli oyuncu istemiyoruz tepkisi ayrı konu. Haklılar!) Rico Paşa ve Higuain tercihleri kaliteyi yükseltti. Kartal'ı ileriye taşıyan Higuain'in, Bobo'nun golündeki asisti mükemmeldi.
DOĞRULARI TARAFTAR YAPTI Son söz; Saglam'ın dediği gibi Beşiktaş'ın cenaze evinde ki düğün devam ediyor. Bunlar kim? Benim bildiklerimi acaba Sinan Engin de biliyor mu? MESAJ 1; "Yer yarılsa da içine girsem" sözü şu an Demirören için geçerlidir. Çünkü; tükürdüğünü yalamıştır. Taraftarın, "Beşiktaş başkanı sözünü yemez. Sinan'ı da al git. Taraftar burada, PAF nerede?" diye koyduğu tepkiye bravo. Bunun gereği istifadır! MESAJ 2; Beşiktaş taraftarı Sağlam'ı bağrına basarak verdiği, "Küme düşsek de Sağlam düşelim" sözünün arkasında durdu. "Destek Sağlam'a. Engin istifa" mesajı ile tükürdüğünü yalamadı. Dikkat! MESAJ 3; Taraftar Sivas'ı alkışlayarak Beşiktaşlı duruşu dersi verdi. Bravo!
****
Ömer Üründül-Sabah
Kartal bunalımda
Beşiktaş zoru kolaya çevirdiği kritik maçta elinde tuttuğu 3 puanı bırakıp tam bir bunalımın içine girdi. Beşiktaş maça hırslı ama yabancı oyuncular hariç çok sinirli başladı. Bu sinirlilik pahalıya mal olacak cinstendi. Bir türlü oyuna konsantre olamıyorlardı. En büyük şans Sivasspor'un dün gece İnönü Stadı'nda herkesin beklediği atmosfere kendilerini zihinsel olarak hazırlamamış olmalarıydı. İlk yarıda Sivas alışılmış kimliğinin çok dışında her yönüyle pasif bir futbol sergiledi. Beşiktaş hırslı ve tempolu futbolunu pozisyona dönüştüremese de kritik anda skor avantajı yakaladı. Sonra takımdaki gerginlik geçti. Hiç kale önü tehlikesi yaşamadan devreyi bitirdiler. İkinci yarı da aynı görüntüde başladı. O dakikaya kadar hiçbir müsvet hareketi olmayan Balili yaptığı ağır bir hareketle haklı olarak ihraç edilince bütün saha içi dengeler Beşiktaş'ın lehine döndü. Ancak bundan sonra siyah beyazlı takım tam bir harakiri yaptı. Kalesinde hiç tehlike yaşamazken 10 kişilik rakibine net bir pozisyon ikram etti, Rüştü kurtardı. Benzer pozisyonda ikinci ikram yapılınca İbrahim Toraman kırmızı kart gördü. O frikik de gol oldu.
HİGUAİN'İ ÇOK BEĞENDİM Artık skor da dengedeydi, takımların sayısal durumları da. Beşiktaş tekrar gerilime girdi. Kaçan 2-3 fırsat sonrası kontraatak golü yiyerek hem önemli bir 3 puan kaybettiler hem de yönetim ve teknik heyet olarak kritik günlerin beklentisine girdiler. Dün gece Higuain'i çok beğendim. Çünkü ilk kez 90 dakika seyretme fırsatı buldum. Devamlı oynarsa mutlaka takıma ciddi katkılar sağlar. Sivasspor, Balili atıldıktan sonra uykudan uyandı. Gerçek kimliğine kavuştu. Son 35 dakikada sahada olması gereken Sivasspor vardı. Hem iyi savunma yaptılar hem de çok etkili ataklarla büyük pozisyon zenginliği yaşadılar. 2 gol atarak da aldıkları 3 puanla çok büyük iş başardılar. Mohammed Ali'nin frikik golü mükemmeldi. Mehmet Yıldız da ileride tek forvet olarak son yarım saatte önemli icraatlar yaptı. Zorluk derecesi yüksek ve birbirinden kritik pozisyonların yaşandığı maçı Bünyamin Gezer bana göre çok iyi yönetti. Tek tartışılacak karar Bobo'nun pozisyonuydu. O da yoruma açıktı. Gezer'in yorumu devam oldu.
****
Erman TOROĞLU-Hürriyet
Paramparça
DÜN akşam İnönü Stadı’ndaki tribün görüntülerinden sonra Yıldırım Demirören ve ekibinin kesinlikle görevi bırakması gerekir... Seyirci, "Demirören, Sinan’ı da al git" diye bağırdı, Ertuğrul’u ise kenara koydu.
Böyle bir atmosferde oyunculardan çok iyi futbol beklemek zor. Fakat anlamadığım bir nokta var. Türkiye’de Haluk Ulusoy’a aleyhte tezahürat yapmayacak iki tane seyirci var. Biri Trabzon, diğeri Beşiktaş. Eğer bunlar Ulusoy aleyhine bağırırlarsa, Allah onları çarpar. Ama bu iş böyledir. Sırtında taşırsın, bir gün bırak, en kötü sen olursun... Yani anlayacağınız şu andaki Beşiktaş, Müslüm Gürses’in parçası gibi: ’Paramparça’.
Sivas oyuna iyi başlamadı. Her şeye rağmen Beşiktaş daha düzgün işler yapıyordu. Beşiktaş için dün gece bir şanssızlık vardı. Hakem ne seyirciden, ne de büyük takımdan etkileniyordu. Bildiği kadarıyla gördüğünü ortadan çalıyordu. Tribünler F.Bahçe’den futbolcu istemeyiz diyor. Sahada Rüştü var, sonradan Mehmet Yozgatlı giriyor. Dönüyorlar; "Sivaslı ayılar İstanbul’da ne arar" diyorlar. Benim bildiğim İbrahim Toraman Sivaslı.
Başkan sözünü yemez
Takımlar onar kişi kalınca Sivas oyunun kontrolünü ele aldı. Belki Beşiktaş hücum eder gözüktü ama Sivaslılar kaptıkları her topla iyice dağılan Beşiktaş’ın arkasına mızrak gibi saplandılar. Biraz dikkat etseler fark açılırdı. Sivasspor ne kadar daha liderlik mücadelesi yapar onu bilemem. Ama şunu dün net gördüm. Yere sağlam basıyorlar, yardımlaşıyorlar. Her arkadaşı diğerinin hatasını kapatıyor. Birbirlerine ukalalık yapmıyorlar ve maçı bırakmıyorlar. Böyle bir takımın Türkiye’deki şu futbol kalitesinde ligi ilk 5’te bitirmesi gerekir. Bu da Sivas için büyük başarıdır. Çünkü futbol takımlarındaki başarıya ben, ’Ne kadar verdin, ne kadar aldın’ diye bakarım.
Seyirci, "Beşiktaş’ın Başkanı sözünü yemez" diye bağırdı. Siyah beyazlıların bu başkan ve bu yönetimle bugünlere geleceğini çok öncelerden konuşup yazdığımızda tepki almıştık. Ama şimdi onlar için daha da büyük bir tehlike var. Çünkü Beşiktaş’ın 3-4 senelik geliri ipotek edilmiş durumda. Gelecek adama Allah kuvvet versin. Hep şunu söyledim, "Yıldırım Demirören kulübü idare ettiği gibi babasının şirketini idare etseydi ne olurdu, kaçıncı günde kovulurdu!".
****
Fatih DOĞAN-Fotomaç
Taraftarın yorumu
Beşiktaş taraftarı oynanan her oyunun ve yaşanan her gelişmenin farkında. Günümüz iletişim çağında, yorum enflasyonunun yaşandığı bir ortamda gündem okumasını çok iyi becerdikleri kesin. Dün kapalısı, açığı 20 bin kişi, tek ses, tek yürek, öyle bir tavır ortaya koydular ki değme sosyologlara, yorumculara taş çıkarttılar. Yumruğunu masaya vuracağını söyleyen Yıldırım Demirören'in elinin boşa gittiğinin farkındalar. 'Beşiktaş başkanı sözünü yemez' derdindeler. Olaya kişisel değil, kurumsal bakıyorlar. Bu yüzden 'Yeter Yıldırım Demirören yeter' istifa çağrısını maç boyu yineleyip durdular. Hakemlere 'mafya', takıma yetersiz' gibi söylemlerinden dolayı Sinan Engin'e de istifa et' dediler. Taraftar, F.Bahçe maçı sonrası ani PAF kararını alan ama sonra çark eden Sayın Demirören ve Sinan Engin'in Liverpool maçı sonrası da Ertuğrul Sağlam'ı basın toplantısıyla kamuoyunun önüne atıp, arkasına sığındıklarını düşündüğü için de 'Sinan'ı da al git Sinan'ı da' tepkisini ortaya koydular. Tribünlerin isteği ve gücüyle gelen Yıldırım Demirören ve Sinan Engin taraftarın 'Güven beklentisini ortaya koyan' bu mesajını iyi değerlendirmeli.
Forma kutsaldır Teknik direktör Ertuğrul Sağlam'a gelince. 8-0'ı hazmedemeyip Liverpool'da Radisson SAS Otel'de başkana 'Gereğini yapmaya hazırım' diye onurlu bir duruş sergileyen ve dönüşte korkmadan medyanın karşısına çıkarak takımına sahip çıkan Sağlam'ı 'Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam' tezahuratlarıyla onurlandırdılar. Dünkü Sivasspor maçında oyunun ve sonucun önemi yoktu. Önemli olan 'Beşiktaş forması kutsaldır. Herkese nasip olmaz' mesajının altının kırımızı çizgiyle çizilmesiydi.
****
İlker ATEŞ-Fotomaç
Bağlan hayata
Bu yazı birçok kişiye ters gelebilir. Beşiktaş yenildi.. Berabere kalabilir, hatta galip de gelebilirdi. Başlığı ve yazıyı hiçbir durumda değiştirmeyecektim. Beşiktaş, sezon başından bu yana en büyük futbolunu dün gece oynadı. Bu 8 tonluk hezimetin ardından, bence çok masum bir yenilgi olarak kabul edilmeli. Peki, yenilen takıma bu övgü neden diyeceksiniz. Beşiktaş dün gece çok güzel oynadı. Ancak karşısındaki Sivasspor da bir okadar güzel oynadı. Beşiktaş her maçı böyle oynasa şimdi almış başını gitmişti. Üç adet İbrahim için birer sözüm olacak. Önce İbrahim Toraman'a... Böylesine yüksek gerilimli bir maçta yaptıklarından dolayı çok geç atıldı. Üstelik ikinci kaptan! Birinci kaptana gelince... Çok hizmetleri oldu. Ne var ki dün gece Beşiktaş'taki misyonunu tamamladı. Artık hiç kimse bozuk kamyon görmek istemiyor. Sırada en genç İbrahim var. Yani İbrahim Kaş... Sezon başında devamlı oynuyordu. Hep oynamalıydı. Ertuğrul Sağlam, Fatih Terim'e telefon açıp, bir özür dilemeli. Ertuğrul hocanın özür dilemesi gereken ikinci bir kişi daha var. Kim mi? Elbette Higuain... Geldiği günden beri her maç 90 dakika oynamalıydı. Bunu ne ilk kez söylüyorum, ne de ilk kez yazıyorum. Serdar Özkan... Tepe taklak aşağı gidiyor. Birisi ona maçın iki topla oynanmadığını derhal hatırlatsın. Delgado... Bir hareket yaptı, yine herkesi ve kendini kandırdı. Hareketin devamı skandaldı. Maçı birkez daha izliyin ve ne olur bana hak verin.
Balili'yi kınıyorum Bobo... Dün gecenin Higuain ile birlikte flaş ismiydi. Attığı gole laf yok. Peki Sedat'ın durum 1-1 iken, Bobo'ya yaptığı ne? Tartışmasız penaltı. Bünyamin beyin vermeyip devam ettirdiği oyun, Sivasspor'a ikinci golü getirdi. Sivas'ı ve Bülent hocayı ayakta alkışlıyorum. Balili'yi şiddetle kınıyorum. Oyuncu mu yoksa kasap mı, bu işlerden birini seçsin. Muhteşem Beşiktaş taraftarının bir bölümünü protesto ediyorum. Sivas'a yaptıkları tepkili slogandan dolayı. Orada Cumhuriyetimizin temeli atıldı. Son söz: Beşiktaşlı Liverpool faciasının acısını içine atsın ve unutsun. Yukarıdan dün bir mesaj geldi. O mesaj şöyle diyor: Olur böyle şeyler... Bağlan hayata.
****
Cem DİZDAR-Fanatik
Sağlam aslında ne dedi?
9.11.2007
İlk olarak soluk yüz ifadesini gördüğümde, “Eyvah! Paralize olmuş Ertuğrul Sağlam” dedim. Başta ürkekti sesi, gittikçe düzeldi, güveni yerine geldi. Öteden beri krizlerde “birlik beraberlik çağrısı” yapanlara şüpheyle bakarım. Neden akıllarına ilk olarak bu çağrı gelir, hiç düşündünüz mü? Bilirim, bu çağrı bir tuzaktır. “Biz de hata yok, eleştirmeyin ve yaptıklarımızı kabul edin” demenin başka kelimelerle ifade edilmesidir. Sağlam da, en nefret ettiğim şeyi yaptı, bu çağrıyı yaparken “cenaze evinde düğün yapanlara” işaret etti. Ama kim bu göbek atanlar, isim vermedi. Verse de biz de bilsek? Yoksa aralarında ben de var mıyım? Sonra hakem hatalarından dem vurup Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ni sıfır puanla kapattığı dönemlere gönderme yaptı. Ne kadar gereksiz ve anlamsız. Ve Sivasspor maçı için taraftarı tribünlere çağırdı. Peki, Başkan “PAF’la çıkacağız kimse gelmesin” dememiş miydi? Ben de bunun üzerine “Biz gideceğiz kime ne?” yazmamış mıydım? Ne yapacağız şimdi?.. Veciz bir de söz; “Büyüklerimiz hep söylerler: İyiler sendeler, ama asla yıkılmazlar.” Ve tabii olmazsa olmazlardan “Dimdik ayaktayız.” Sen onu bir de sokaktaki Beşiktaşlılar’a sor bakalım, ne haldeler! Tarih yıkılmış ‘iyi’lerle doludur, bilmeyen mi var? Bir de unutmadan, büyüklerin her söylediği doğru değildir, öyle olsa dünya bu halde olmazdı. Ben beklerdim ki, Ertuğrul Sağlam bütün bu yaşananlardan sonra ‘sağlam bir özeleştiri’ yapsın. Olmadı, yapamadı. Sadece geçiştirdi, geçiştirdiğini sandı. Yer az olduğu için ben not aldığım bazı ‘küçük’ ayrıntıları tersten okumayı denedim. Bilmem becerebildim mi... Şöyle ki... Sağlam, Liverpool’un kadrosunun genişliğinden bahsederken, ki bunu yeni öğrenmiş olamayız, aslında Beşiktaş’ın gereğince idman yapmayıp, fiziksel gücünün böyle takımlarla oynamak için yeterli olmadığını söyledi bana kalırsa. Bana kalırsa, Sağlam, ligin ve Şampiyonlar Ligi’nin planlamasının iyi yapılamadığını da söyledi. Ağzını her açtığında, ‘inanç’, ‘inanıyoruz’ diyen birinin Fernando Torres’in fiyatının bir takıma değer olduğunu söylemesi temel bir çelişkidir bana kalırsa. O zaman ya ‘inanç’ deme ‘bilim’ de, ya da bu topa hiç girme, sakatlanma. Ama en çok şu ligin arasında değiştirileceği sık sık vurgulanan oyunculara taktım ben kafayı. Sinan Engin kaç hafta önce söylemişti bunu. Ben de şaşırmıştım “Bu takımı kim yönetiyor?” diye. Sağlam da dün üstü kapalı olarak buna benzer şeyler söylemeye çalıştı. Hepimiz biliyoruz ki, bu bir işe yaramaz. Yarasa ligin başında yarardı. Psikanalist Erich Fromm iki büyük savaşı Almanların çıkardığını söylerken, “Üçüncüyü de onların çıkarmayacağını nasıl iddia edebiliriz” türünden bir şeyler söyler. Bu takımı Sağlam kurmuştu, biz öyle biliyoruz. Alttan alta oyuncuların yetersizliğinden yakınırken acaba yeni gelecek oyuncularda da yine yanılır mı dersiniz? Ben birden ürperdim şimdi. Aklıma geldi, şahane bir grup “Peyk”, ‘Sulu Şaka’ adlı şarkısında şöyle diyordu; “Sulu bir şaka bu hayat / Var olan katlanmak zorunda / At istersen her şeyi / Hıncını al, yarana bas / Bu hayat böyle bir oyun / Var olan dayanmak zorunda..” Sanki bugünlerdeki Beşiktaşlılar’ı anlatıyor bu şarkı, ne dersiniz?...
Beşiktaş:3 Denizlispor:2 Maçın hikayesi
Tarih: 14:09, 23/9/2007 Kategori: BJK LiG MACLARI
3-2 Kartal iki hafta aradan sonra galibiyetle tanıştı, kara bulutları dağıttı Arıza giderildi Siyah-beyazlı ekip, Denizlispor karşısında ilk on dakika şok yaşadı. Fatih Egedik'in üst üste iki golüyle sarsıldı. Ancak çabuk toparlandı, Tello ve Bobo ile beraberliği yakaladı. İkinci yarıda Tello'nun kullandığı serbest atış doğrudan kaleye gidince Beşiktaş üç puana ulaştı
90 DAKİKA - BİLAL MEŞE Hayata dönüş
Şampiyonlar Ligi'nde oynayıp, üstüne üstlük yeniliyorsanız, yeni bir maça konsantre olmak çok zordur. Ne var ki saha ve seyirci bu zorluğa karşın müthiş bir avantajdır. Hele hele 'büyük' takımsanız ve 'büyük' hedefler kovalıyorsanız, saha ve seyirci avantajınızı da en iyi şekilde kullanacaksınız. Kartal, son haftalardaki 'galibiyet' hasretini Denizlispor karşısında giderirken, adeta 'ipten' döndü. Ancak Kartal galibiyeti elde ederken, müthiş bir sıkıntı çekmedi de değil! Düşünün sahaya galibiyet için çıkan Beşiktaş, on dakika içinde bırakın pozisyon üretmeyi, kalesinde 'iki' gol gördü! Fatih Egedik'in attığı iki golde savunma 'ailece' hatalıydı... Fatih Egedik'in attığı iki golün şokunu uzun süre üzerinden atamayan Beşiktaş'ı tartışmasız ayağa Tello kaldırdı. Tello yüreğiyle oynayan, gözü kara bir oyuncu. Topla bindirmeleri, ölü toplardaki ortaları mükemmelin de ötesinde. Tello'yu izlerken onu bulup, Kartal'a kazandıran PAF Takım'ın hocası Fikret Demirel'e ne kadar teşekkür edilse azdır. Tello'nun 17.dakikada attığı ilk gol bizce maçın 'kırılma' noktasıydı... Tello'nun bu golü Kartal'ı şoktan çıkarıp, hayata döndüren faktördü. Nitekim bu golden sonra 'özgüvenini' yeniden kazanan, tribünlerden de müthiş destek bulan Beşiktaş, iki Sambacı Bobo- Nobre patentli 'mükemmel' bir gol çıktı. Bobo attığı bu golle skoru eşitlerken, gol suskunluğunu da bozdu. Bobo'nun golü, Denizlispor'un puan 'direnişini' ortadan kaldırırken, Beşiktaş'ı müthiş rahatlattı. Bizce, günün yıldızı Tello'nun attığı üçüncü gol uzun süre ayakta alkışlandı. İki farkı koruyamayan, kalesinde üç gol gören Denizlispor, savunmada riske girdi, çok adamla yüklendi, ancak Beşiktaş 'savunması' ayağını yere sağlam bastı, rakibine pozisyon vermedi. Büyük takım, zorlukların altından kalkandır... Nitekim, Beşiktaş iki farklık yenilgiye karşın zorluk derecesi yüksek doksan dakikanın altından kalkmasını bildi. Maçın son yirmi dakikası müthiş gerilimlere sahne oldu... Tansiyonun bu denli yükselmesinde kim ne derse desin, orta hakem Yunus Yıldırım'ın yönetimi ön plandaydı. Cisse, atıldığı pozisyonda altta kaldı, adeta dayak yedi, rakibe sarı çıkartacağına Cisse'ye çıkardı. Elbette Cisse'nin hakemi alkışla protesto etmesi doğru değil. Ancak Cisse'yi o duruma getiren yine Yunus Yıldırım'dır.
MAÇIN ADAMI
Tello Beşiktaş'ı adeta Denizlispor karşısında ipten aldı. Müthiş deparları, akıllı pasları ile rakip savunmayı hallaç pamuğu gibi attı. İlk goldeki becerisi ayakta alkışlandı. Doksan dakika boyunca arı gibi çalıştı. Galibiyette maş mimardı.
MAÇIN DAKİKALARI
5 Sağdan kazanılan korner atışını Caner, ön direğe kesti, karambol, Fatih araya girdi, dokundu, top filelere gitti: 0-1 10 Tomas'ın soldan ortasında topu İbrahim Toraman sektirdi, arka direkte bomboş durumda topa sahip olan Fatih, yerden bir vuruşla topu ikinci kez filelere gönderdi: 0-2 17 Mehmet Yozgatlı, Bobo'nun arapasıyla sağdan indi. Tecrübeli futbolcu, topu gelişine Serdar Özkan'a gönderdi. O da bekletmeden ortaladı. Savunmaya çarpan topla arka direkte Tello buluştu, savunmayı geçti, altıpası yakın yerden sağıyla topu uzak köşeye gönderdi: 1-2 34 Bobo aldığı topla göbekten indi, soldan hareketlenen Nobre'yi gördü. Sambacı soldan indi, yerden kesti, Bobo yeniden sağda topla buluştu, kaleciyi de geçti, meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi: 2-2 60 Sağdan kazanılan serbest atışı Tello, altıpasa falsolu bir şekilde kesti, kalabalık savunmaya karşın top filelere gitti: 3-2 69 Tomas göbekten indi, cezaalanına girdiği sırada Serdar Kurtuluş ayak koydu, seken topu Serhat gelişine vurdu, top üst direkten döndü, savunma uzaklaştırdı.
MAÇTAN NOTLAR
Cim-Bom takipte Galatasaray, gelecek hafta karşılaşacağı rakibi Beşiktaş'ı yakın takibe aldı. Sarı - kırmızılı ekibin antrenörü Ahmet Akcan, dün İnönü Stadı'nda karşılaşmayı izledi. Akcan maç boyunca sık sık not alıp rakibi analiz etti.
Cisse'ye ceza yolda Maçın son anlarında sarı kart gören, bu kararı protesto ederek alkışladığı için ikinci sarı kartın kırmızıya dönmesiyle oyun dışında kalan Cisse, Galatasaray derbisinde oynamayacak. Siyah - beyazlı yönetimin, Türkiye'deki ilk derbisinde forma giyemeyecek olan futbolcuya, profesyonellik dışı hareketten dolayı para cezası vereceği belirtildi.
Tezatlar gecesi Denizlispor maçına kadar 5 maçta bir gol yiyen Beşiktaş, dün akşam 10 dakikada iki gol birden yedi. Ayrıca ilk beş karşılaşmada 4 gol bulan siyah - beyazlılar, bir maçta üç kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. Son üç maçında da gol bulamayan Kartal, 287 dakika sonra gol orucunu bozmuş oldu.
Tamer de ayrıldı Beşiktaş Yönetimi'nden bir kopma daha yaşandı. Gülnaz Arsel'in istifasının ardından Emir Tamer de ayrıldığını açıkladı. Emir Tamer'in, yöneticilerle tartışan ve kötü sözler söyleyen bazı kişilerin kulüpçe Marsilya seyahatine götürülmesi üzerine bu kararı aldığı belirtildi. Asbaşkan Ertunç Soğancıoğlu, Tamer'in yedek yönetici olması nedeniyle istifasının sözkonusu olmadığı, sadece görevinden ayrılabileceğini ifade etti.
Seyircileri zor tuttular
FOTOĞRAF: UĞRAŞ ÖZYURT Beşiktaş'ın 2-0 yenilgiden 3-2 galibiyete gelmesi, taraftarda duygu patlamasına yol açtı. Siyah - beyazlı bir seyirci, galibiyet golünün ardından sahaya girip İbrahim Toraman'a sarılarak sevinç yaşadı. Ancak maçın son anlarındaki kırmızı kart ve Nobre'nin sakatlığı tribünleri çileden çıkardı. Beşiktaşlılar Haluk Ulusoy'u istifaya davet ederken, seyircilerin sahaya inmesini güvenlik birimleri engelledi.
Milliyet Gazetesi'nden alıntı
{ } { Sonraki Sayfa }
SON YORUMLAR
ÖNCEKİ YAZILAR
KATEGORİLER
{ } { Sonraki Sayfa }
|
|