ÜÇ BÜYÜKLERİN MAÇLARI - ANALİZ & YORUM







Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Fikstür | Puan Durumu

Liverpool:8 Beşiktaş:0 Maçın hikayesi

Tarih: , 7/11/2007

Kategori: BJK AVRUPA MACLARI

BEŞİKTAŞ'IN, İNGİLTERE'DEKİ REKOR HEZİMETİNİ AÇIKLAYACAK FUTBOL TERİMİ KALMADI

Sözün bittiği yer: 8-0

Kartal, İstanbul'da 2-1 devirdiği Liverpool karşısında 19 dakika dayanabildi, Crouch ilk golü ağlara gönderdi. Devre, Benayoun'un golüyle sona erdi. Temsilcimiz, ikinci yarıda teslim bayrağını çekti, Benayoun (2), Gerrard, Babel (2) ve Crouch skoru ilan etti

BİLAL MEŞE


PAF değil A takımı!

Büyük hedefler, büyük oyuncularla yakalanır. Eğer kadronuzda 'büyük' oyuncular yoksa vay halinize! Tıpkı Kartal gibi...
Liverpool'u İstanbul'da yendiler, rövanşta 'hezimet' yaşadılar!
Bakmayın İnönü'deki galibiyete... Kartal biraz dişini sıktı, ilk yarı tüm enerjisini sahaya yansıttı,, maçın bitiş düdüğünü iple çekti, şansı yaver gitti!
Rövanşta koskoca ilk yarıda bir kez rakip kaleye gittik, Mehmet Sedef'le bir şut attık, hepsi o kadar! Ya geri kalan dakikalar? Kelimenin tam anlamıyla 'ızdırap' oldu!
Beşiktaş'a her iki yarıda da topun yüzünü göstermediler, topu hem ayağa hem de çabuk oynayarak adeta Kartal'ın başını döndürdüler!
Hakan Arıkan'dan dönen her top, gol oldu. Bu da Beşiktaş savunmasının ne denli 'skandal' olduğunun en büyük göstergesidir.
Böylesi ekipler karşısında savunmaya yaslanır, aldığınız her topu dan-dunlarla uzaklaştırmaya kalkarsanız, oyun kuramazsanız, iki pas yapamazsanız sonunuzda hezimet olur.
Önce Fenerbahçe yenilgisi, ardından da Liverpool 'faciası'... İngiltere'den 'tarihi hezimetle' dönen Beşiktaş, Liverpool'da zaten eksik olan özgüvenini tamamen yitirmiştir.
Şimdi bu skandal oyun ve tarihi yenilgiden sonra Beşiktaş'ın iç hatlardaki hedeflere motive olmasını beklemek ne derece mantıklıdır?
Onca paralar harcayıp, yabancıları getiriyorsunuz. Getirdiklerinizin kalitesi de ortada! Getiriyorsunuz, Higuain'i yedekte oturtuyorsunuz. Bu nasıl bir teknik adam doğrusudur?
Bu takımla, bu düşünce anlayışıyla Beşiktaş'ın sezon sonunu nasıl getireceğini merak ediyorum?
Evet, Liverpool Beşiktaş'a unutulmaz bir futbol dersi verdi...
Skorborddaki skora bakıp da sakın ola Liverpool karşısına BEŞİKTAŞ PAF takımının çıktığını düşünmeyin!
PAF İstanbul'da, Sivasspor maçını bekliyor!
Bu tarihi hezimetten sonra sezon biter mi?
Allah camiaya, yönetime ve de futbolculara sabır versin!


MAÇIN DAKİKALARI

3 Delgado topu bir süre sürdükten sonra Mehmet Sedef'e çıkardı. Genç futbolcunun vuruşu yandan auta çıktı.
13 Arbeloa'nın sağdan şut ve pas karışımı topuna Benayoun dokundu. Top yan direğe çarptı.
19 Cisse'nin vermek istediği geri pas sayesinde topla buluşan Crouch sürdükten sonra vuruşunu yaptı. Hakan'ın kurtardığı topa yine Crouch yetişerek kaleye yuvarladı: 1-0
21 Aurelio'nun kullandığı köşe vuruşunda Riise'nin kafa vuruşunu çizgideki İbrahim Üzülmez kafa ile çıkardı.
32Taç atışını hızlı kullanan Liverpool'da topu alan Voronin'in ortasında meşin yuvarlakla buluşan Benayoun, skoru 2-0 yaptı.
52 Voronin'in ara pası ile buluşan Riise'in çaprazdan sert şutunu Hakan çıkardı. Dönen topu Benayoun ağlara gönderdi: 3-0
56 Gerard'ın sağ çaprazdan kullandığı serbest vuruş yine Hakan'dan döndü, Benayoun tamamladı: 4-0
69 Gerard'ın, Voronin ile yaptığı müthiş duvar pasından sonra kaleci ile karşı karşıya kalan Liverpool kaptanı ağları sarstı: 5-0
79 Leiva'nın pası ile buluşan Benayoun, topu Babel'e çıkardı. Liverpoollu'nun topukla vuruşu Beşiktaş'ın kalesinde 6. gol olarak yer aldı.
81 Liverpool orta sahasının Beşiktaş defansının arkasına sarkıtmak istediği topu İbrahim Toraman uzaklaştırmaya çalışınca top Babel'e çarparak, Hakan'ın üzerinde ağlara gitti: 7-0
84 Babel'in kafa şutu direkte patladı.
88 Benayoun'u sağdan ortasına Crouch hiç zorlanmadan kafa ile vurdu: 8-0

A GRUBU
TAKIMLAR O G B M A Y P
Porto 4 2 2 0 5 3 8
O.Marsilya 4 2 1 1 5 3 7
Liverpool 4 1 1 2 10 4 4
BEŞİKTAŞ 4 1 0 3 2 12 3


Milliyet Gazetesi'nden...





Liverpool:8 Beşiktaş:0 - Yazar yorumları

Tarih: , 7/11/2007

Kategori: BJK AVRUPA MACLARI

Mustafa DENİZLİ-Milliyet

Diyecek bir şey yok...

Beşiktaş'ta kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun ortaya çıktı


Gerçekten ne yazmak ne konuşmak ne de anlatmak istediğimiz bir maç oldu. Bir takım farklı kaybedebilir, futbol oyununda her şey mümkündür. Bir takım şanssızlık yaşayabilir. Beşiktaş, dün bir takımın yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşadı. Kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun...
Beşiktaş'ın hemen her şeyi yanlış yaptığını belirtmek lazım. Defansı kaleye o kadar yakın oynadı ki, belki blok olarak defans yapma şansı bulabildi, ama bu görüntüyle hücum yapma, etkili olma şansını sıfırladı. Hele hele Crouch gibi bir adam rakipte varken, Beşiktaş'ın kendi kalesine bu kadar yakın oynaması kötü sonun başlangıcı oldu.
Beşiktaş'ta tek etkili atağı Mehmet Sedef yaptı. Halbuki iki takımın saha dizilişi birbirine yakındı. Aynı bölgelerde oynayan futbolcuları karşılaştıralım. Liverpool'un sağ kanadında oynayan Benayoun, gecenin yıldızı olarak parlarken, üç gole de imza attı. Oyunun sonunda giren Babel de iki gol kaydetti. Bunlar Liverpool'un kanatlarında görev yapanlar, ama bütün gollerde pay sahibi oldular.
Futbolda gol atmak için iki faktör çok önemlidir. Ya ceza sahasına girip, zorlayacaksın. Ya da şut atacaksın. Bunların ikisi de yapılmadı. Liverpool mükemmel bir futbol oynamadı. Ama Beşiktaş, Liverpool'u mükemmele yaklaştırdı. Bu skora rağmen İstanbul'daki Liverpool mu dün sahaya çıkan takım mı daha iyiydi, düşünmek lazım. Beşiktaş'ın ilk maçla kıyaslanmayacak ölçüde kötü olduğunu söylemek ise hiç de zor değil.
Beşiktaş'ın sağında oynayan Serdar Kurtuluş ile sonradan oyuna giren Ali bırakın ceza sahasına girmeyi yanına bile yaklaşamadılar. Beşiktaş'ın üst üste yediği iki golde pozisyon hataları, bireysel hatalar, düşünebileceğiniz her türlü hata vardı.
Beşiktaş topa sahip olduğu zaman geriden oyun kuramıyor. Orta alanda öne doğru mesafe kat edemiyor. Öne taşıyacağı toplarda çoğalma şansı bulamıyor. Bütün bunları üst üste koyduğumuz zaman bir de Liverpool'un gol şansının yüksek olduğunu düşünürseniz böyle yüksek skorlu maçlar ortaya çıkabilir. Skorun üzerine çok fazla takılmamak lazım. Neticede mağlubiyet, mağlubiyettir. Tabii açık farklı olması insanların psikolojik yapılarını bozar. Ama ne olursa olsun dünyanın sonu olan bir şey değil.
İstanbul'daki son derece güzel Liverpool galibiyetinin üzerine böyle bir skor takımları olumsuz etkiliyor. Bu skorun ortaya çıkmasına yol açan sebeplerden biri de son oynanan lig maçının takım üzerindeki olumsuz etkileriydi diyebiliriz.
Kısacası Liverpool iyi bir takım. Beşiktaş da, rakibinin iyi takım olduğunu göstermesi için zemin hazırladı. Şu oynar mıydı, bununla başlamak daha iyi olur muydu gibi konular bu maçın üzerine konuşulacak şeyler değil. Özetlersek keyifsiz bir gece, keyifsiz bir skor, keyifsiz bir yazı...

 

****

 

Kazım KANAT-Sabah gazetesi

 

Demirören hemen istifa etmelidir!

Liverpool'un Beşiktaş'a verdiği ders şu; Büyük hedeflere, büyük düşünen oyuncularla gidersin! Anlamak istemeyen Beşiktaşlılar'a, "Felsefe farkı" dediğim gerçeği bir kez daha anlatayım;
A- "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" dediğin, Mehmet Sedef'i kurtarıcı gibi sahaya sürüyorsun.
B- Dünya starı Ricardinho'yu, "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" diye yedek kulübesinde oturtuyorsun. (Higuain yedek olacaksa niye alındı?)
Anlamak istemeyen Beşiktaşlılar'a son kez anlatıyorum... Beşiktaş'ın patronu Sağlam şunu anlatmak istiyor:
Mehmet Sedef hem ortada (Üzülmez'in önünde nöbetçi eczane gibi) oyun kurucu oynayacak, hem de hücuma çıkarak Bobo'ya asist yapacak. Böylece Beşiktaş önce topa sahip olarak kaleyi savunacak, sonra da pozisyon bulursa gol atacak.
Bu satırların yazarı da okurlarına "Öyle değil, gerçek şu" diyerek şunu anlatmak istiyor: Beşiktaş büyük hedeflere büyük oyuncularla yürür! Ricardinho gibi bir yıldızı büyük parayla aldıysan, büyük maçlarda oynatacaksın. Oynatmayacaksan kalmasına niye izin verdin? Neden sıradan oyunculardan yıldız yaratmak istedin? Beşiktaş ile Liverpool arasındaki çok ince teferruat işte burada. Bunun adı da, "Felsefe farkı!"

RÜŞTÜ NEDEN OYNAMADI?
Şimdi Sağlam'a bir sorum var...
Kontrollü savunma futbolu oynatmak istedin de ne oldu? Sonuç ortada! Oysa İnönü'de ki cesur futbolu deneseydin kazanırdın. Kaybetsen bile cesurca kaybederdin. Sözün özü; korkaklar hep kaybeder!
İlk 45 dakikanın özeti: Rakip kalede üç pasif atak var. Rakibe ise korkaklık yüzünden (biri Cisse'nin geri pasından) verilen onca pozisyon ve iki gol var. İkinci yarıda da değişen bir şey yok. Beşiktaş, İnönü'de ders verdiği Liverpool'dan bu kez ders aldı. Yenilmekle kalmadı, rezil oldu.
Bu gecenin iki basit sorusunu Sağlam'a soruyorum;
1- Liverpool'a iki gol atan Beşiktaş bu kez neden gol pozisyonu bulamadı?
2- Dünya'nın en iyi 5 kalecisinden biri kabul edilen Rüştü neden oynamadı?
MESAJ; Başkan Sayın Yıldırım Demirören'in, "Maçlara PAF takımı ile çıkacağız" demeci sonun başlangıcı olmuştur. Sonun başlangıcı da Demirören'in sonudur. Eğer biraz Beşiktaşlı duruşuna sahipse istifa eder!
****
 
Korkut GÖZE-Hürriyet
 
Gözlerimi kapadım

O, özel bir geceydi. Tadı herkes gibi damağımda kaldı. Ve Beşiktaş İnönü’de yarattığı mucizeden 15 gün sonra Anfield Road stadında gerçeklerle yüzleşti.
 Bir takım,oyunun ancak 30.dakikasında Liverpool ceza sahasına girme şansını ve fırsatını yakalıyorsa...
 Ayağındaki her topu, rakibin amansız ve bıktırıcı baskısına-presine teslim ediyorsa...
 İlk 45 dakikalık süreçte, yine rakip kaleye tek şutun ötesinde hiç bir vuruş yapamıyorsa...
 Hiç abartmıyorum, top Liverpool kalecisi Reina’nın eline sadece bir kez değiyorsa...
 Sahaya çıkan Beşiktaş onbiri koyu bir savunma kostümü giyerek, sadece tek puanın hesaplarını yapıyorsa...
 Ve her golde, savunman bir amatör topluluğun acameliğinden örnekler sergiliyorsa...
O özel gece, tatlı bir anının ötesine geçemez. Damaklarda sadece bir parmak bal olarak kalır.
Beşiktaş, dün gece böyle bir gerçekle yüzleşti. Sahada şaşkın ve güçsüz adımlarla dolaşan tüm futbolcuları şöyle bir taradım.
İyi oynadığını söyleyebileceğim tek kişi göremedim. Belki, 8 gol yiyen Hakan Arıkan, farklı sonucun baş sorumlusu gibi yorumlarda, eleştirilerde yaylım ateşine tutulacak.
Pozisyonları, maç sonrası defalarca izledim. Hakan’ın ellerinden dönen her topta, savunma adamlarının pozisyodan en az, on’ar metre uzağında dolaştığını hayretle gördüm.
Daha açık konuşalım... Sahanın her bölgesinde rakibe teslim bayrağı açan bir takımın maç kazanması... Daha doğrusu, hesapladığı tek puanı Annfield Road stadından kapıp, kaçması mümkün mü?
* * *
DÜN, bir başka gerçek kamçı gibi Beşiktaş’ın suratında patladı. Belki acısını hala hissediyor. Fizik açıdan Liverpool’un ne kadar uzağında kaldığını ve geçen her dakikanın Beşiktaş’ın bedenine ağır bir yük gibi çöktüğünü gördüm.
Beşiktaş’ın tükendiği dakikalarda, Liverpool vites yükseltti. Attığı her golden sonra bir yenisinin hevesini taşıdı.
Açıkcası, 90 dakika hiç ara vermeden Beşiktaş’ın üzerine bir kabus gibi çöktü. Adeta İnönü’deki 2-1’in acısını çıkarttı.
Bir ara gözlerimi kapadım.Ve hiç açmak istemedim. Çünkü, gözlerimi açtığım her an Beşiktaş kalesinde bir gol gördüm...
Bir şey söyleyeyim mi... Bu sonuç uzun bir süre akıllardan hiç silinmeyecek. Ve her Beşiktaşlı biliyorum ki, bu skoru düşündükçe acı ile kıvranacak.
 
****
 
İsmail ER-Vatan Gazetesi
 
Asist kralı Hakan

2003 ekimindeki Stanford Bridge’deki soğuk hava dün Liverpool Anfield Road Stadındaydı. Arada büyük fark vardı. İngilizler tarihinde ilk kez Stanford Bridge’de Sergen’in golleri ile 2-0 mağlup olmuştu.
Dün Liverpool’da iklim yine aynıydı fakat, oyucular, teknik heyet, hem de skor farklıydı. Liverpool oyuncuları, Anfield Road’da futbol adına çok fazlaydılar. Beşiktaş karşısında sanki 14-15 kişi oynuyorlardı. Futbol zekası üst seviyedeki oyuncularla sonuca gidiyorlar, goller atıyorlardı. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, yönetimin "lige paf takımla çıkılacak" şeklindeki sözlerinin etkisinde kalmış olacak ki, paf takımının kaptanı Mehmet Sedef ile oyuna başlıyordu! Şampiyonlar Ligi Kupası kazanan Liverpool Teknik Direktörü Benitez, Sağlam kadar taktik açısından yeterli değil ki, her maçta 4-4-2 sistemini işleme koyuyor ve kazanıyor da..
Beşiktaş’ın 104 yılda bir gerçekleşen İnönü’deki Liverpool zaferinin rövanşı acı dolu bir şekilde tarihe geçecek. Beşiktaş teknik heyeti ve futbolcularının aklı hala Şükrü Saraçoğlu Stadındaki Fenerbahçe Stadındaydı. Kaptan İbrahim Üzülmez trafik polisi gibi. Nazik ve terbiyeli. Liverpool forveti çok iyi keşfetmiş onu. Üzülmez’e eşlik eden Diatta’nın da zaaflarını kullanarak golleri sıraladılar. Bobo’da bir ara kaptan İbrahim Üzülmez’e tahammül edememiş olacak ki, onu da oyundan atmaya kalktı. Kabahati Üzülmez’e değil onu sol kanatta yalnızlığa mahkum eden teknik patronda aramalı.
Dibe vurdular
Sezon başında yönetime istediği oyucuları aldırdığı için teşekkür edip şükreden Sağlam, Şampiyonlar Ligi’nde yaşanılan gol travmasının faturasını da ödemeli. Yönetimler milyon dolarlarca borca girecek, istenilen oyuncular alınacak ama böyle bir bozgun yaşanacak. Crouch, Benayoun, Gerard hatta topuk ile gol atan Babel’in attığı gollerde tarihe geçecek kaleci de rakibe verdiği paslar ile asist kralı kaleci Hakan olacak. Beşiktaşlı futbolcuların Süper Ligden sonra da Şampiyonlar Ligi’nden kopuyorlarsa kötü son kaçınılmaz. Beşiktaş 90 dakikada bir tane korner attı o da 85’nci dakikada. Liverpool hiç aut kullanmadı. Böyle bir takım nasıl kurulur, nasıl oynatılır. Beşiktaş’ın 80 dakika hiç şutu yok. Beşiktaş’ta bu kadar dibe vuran bir takım izlemedim. Allah budan sonra da izletmesin!

 



 




Beşiktaş=2 FC Zurih=0 - Maçın hikayesi

Tarih: , 30/8/2007

Kategori: BJK AVRUPA MACLARI

Kartal köşke çıktı

Beşiktaş, Zürih karşısında galibiyeti ikinci yarıda buldu, Şampiyonlar Ligi'nin yolunu tuttu. İsviçre ekibi önünde temkinli görünen siyah-beyazlı ekibin iki golünü de Delgado kafayla ağlara yolladı, tribünleri coşturdu

90 DAKİKA - BİLAL MEŞE


Hepsi birer Kartal

Doğrusu maça gelirken kuşkularımız ve korkularımız vardı!
Nasıl olmasın?
İnönü Stadı'nda geçmişte yaşanan 'şoklar' halla belleklerde... Rakip Zürih, sanıldığı gibi "boş" bir ekip değil...Oyun disiplini olan, etkili ve de çabuk kramponlara sahipler. Nitekim, konuk ekip maça dörtlü savunma ve dörtlü orta sahayla başladı... Orta sahanında savunmaya yakın oynaması Kartal'ın ilk yirmi dakikalık dilimde sıkıntıya sokan en büyük faktördü.
Ne var ki Kartal her yönüyle inanmış, devler ligine kalmayı kafasına koymuş...
Ertuğrul Sağlam'ın sahaya sürdüğü "sağlam" kadro buram buram "tecrübe" kokuyordu. İki Serdar "genç" ama her ikisi de "olgunlaşmış", hem savaşcılar, hem de görevlerini aslan gibi yapıyorlar. Serdar Özkan'ın Delgado'nun attığı ilk goldeki asisti mükemmelinde ötesinde idi. Serdar Kurtuluş'la birlikte sağ kulvarı mükemmel kullandılar, rakip kontraataklarda büyük "gedikler" vermediler.
Yıldız oyuncu kritik maçlarda ortaya çıkandır. Yıldız oyuncu, takımın kaderini değiştirendir.
İşte Matias Delgado... Antep'te oyundan alınışını protesto etti, kapıları tekmeledi, özür diledi, dün de sahaya çıkarak iki mükemmel "kafa" golü attı, alkış aldı. Evet, Matias Delgado dünkü oyunda Zürih'i çökerten isimdi... Elbette övgülerimiz attığı gollere, ancak oyunda kaldığı süreçte mükemmel oynadı. Hem orta alana yardım etti, hem tekniğiyle rakiplerini oyundan düşürdü, hem de Bobo'ya destek verdi.
Futbolun takım oyunu olduğunu bir kez daha gördük dün... Beşiktaş, "TAŞ" gibi oynadı.
Beşiktaş'ta bir tane "kötü" yoktu...
Hepsi de birer Kartal'dı...
Bu zafer, bir inanmışlığın zaferiydi.
Bu zafer, takım oyununun zaferiydi.

MAÇIN ADAMI

Matias Delgado

Tam bir profesyonel.... Antep'te oyundan alınışına kızdı, ama o küsmedi. On birde sahaya çıktı, oyunda kaldığı süreçte mükemmel işler yaptı. Yerine göre pres yaptı, yerine göre tekniğini ön plana çıkarak, adam eksiltti, rakip kaleye bindirmeler yaptı. Rakibin kapalı savunma anlayışını 56'da açtı, 65'de Kartal'ı Devler Ligi'ne uçurdu.


MAÇIN DAKİKALARI

19 Serdar Özkan sağdan yüklendi, ceza alanına girdiği sırada topu kaybetti. Boşta kalan topa Delgado çaprazdan ve yerden vurdu, kaleci de kaldı.
22 Tello soldan topa sert vurdu, Bobo altı pasa yakın yerden gelen topa dokunamadı.
28 Tello kendi yarı alanından uzun pasla sağda Serdar Özkan'ı topla buluşturdu, genç futbolcu topu düzeltti, penaltı noktasına kesti. Bobo kafayla mükemmel vurdu, auta gitti.
37Ricardinho penaltı noktasına kesti. Yine Bobo yükseldi, yine kafa şutunda top bu kez üstten az farkla auta gitti.
43De Souza sağda topla buluştu, kendi yarı alanından indi. Savunmayı da geçti, çarprazdan şutunda Hakan gole izin vermedi.
52 Tello soldan falsolu bir vuruşla topu altı pasa kesti. Delgado kafayla sert vurdu, kaleci Leoni topu üstten kornere tokatladı.
56 Cisse sağdan nefis aşırtma pasıyla Serdar Özkan'ı kaçırdı. Genç futbolcu yere parelel kesti. Delgado kafayı vurdu: 1-0
65 Soldan İbrahim Üzülmez ceza alanına kesti. Yine Delgado yükseldi, kafayı çaktı, farkı ikiye çıkardı: 2-0
76 Hassli soldan cezaalanına girdi, sert vurdu, Hakan gole izin vermedi.
90 Hassli soldan indi, cezaalanına girdi, sert vurdu, iyi yer tutan Hakan buna da izin vermedi.





BEŞİKTAŞ
84 Hakan 7
2 S.Kurtuluş 6
58 İ.Toraman 6
5 G.Zan 6
14 Tello 6
21 S.Özkan 7
18 Cisse 6
17 Ricardinho 6
55 İ.Akın Dk.79
19 İ.Üzülmez 6
10 Delgado 8
22 Ali Dk.74 5
13 Bobo 6
99 Batuhan Dk.90+2



YEDEKLER

1 Rüştü, 78 İ.Kaş, 15 Diatta, 11 Nobre



ZÜRİH
1 Leoni 5
13 Stahel 5
27 Marco Dk.83
21 Bartmettler 5
30 Tihinen 5
19 Rochat 5
17 Chikhaoui 6
23 Abdi 6
10 Okonkwo 5
24 Schneider 5
6 Kollar Dk.68 5
14 Raffael 6
16 De Souza 5
29 Hassli Dk.67



YEDEKLER

32 Guatelli, 2 Lampi, 3 Staubli, 8 Gashi,



HAKEMLER

Peter Fröjdfeldt, Henrik Andren, Stefan Wittberg


SARI KARTLAR

Tello, Ali, Cisse, Bartmettler


GOLLER

Delgado (Dk.56 ve 64)



Prime zam geldi

Şampiyonlar Ligi'ne kalmanın mutluluğunu yaşayan Beşiktaş Yönetimi de futbolculara jest yaptı. Siyah - beyazlı idareciler, futbolcu başına 20 bin dolar olan galibiyet primini 25 bin dolara çıkardı.




Celal Kolot'un cevabı!

Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy ile birlikte maçı izleyen Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, galibiyet gollerinde büyük mutluluk yaşadı. Geçen sezon kurdukları genç kadroyla, bu sezon Ertuğrul Sağlam yönetiminde yola devam ettiklerini söyleyen Demirören, 3 kulvarda da hedeflerine ilerlediklerini kaydetti. Başkan Demirören, önlerinde 3 kupa bulunduğunu ve bunlara sahip takımın kendileri olmak istediğini ifade etti.
Siyah - beyazlı yönetici Celal Kolot ise kendisine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktı. Futbol Şube Sorumluluğu görevinden ayrılan Kolot sorulara, "Çok bilen spor yazarlarına sorun" demekle yetindi.




Sosyal mesaj

FOTOĞRAF: CENGİZ MALGIR

Çarşı Grubu'nun, sosyal içerikli mesajları dün de devam etti. Siyah-beyazlılar, baraj nedeniyle sular altında kalacak olan Hasankeyf için "Bırakın Hasan keyfine baksın. Hasankeyf sular altında kalmasın" pankartları açtı.



10 milyon YTL cepte

Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı elde eden Beşiktaş, bu sonuçla para ve prestij sahibi oldu. Kartal, 5.4 milyon euro (Yaklaşık 9.76 milyon YTL) kazanç elde etti. Gruplara kaldığı için 3 milyon euro kazanan siyah - beyazlılar, oynayacakları 6 maça karşılık 2.4 milyon daha alacak. UEFA ayrıca naklen yayın ve hasılattan da pay verecek.


Tandoğan cezalı

Beşiktaş'ta, ikinci yarıda oyuna giren Ali Tandoğan dünkü sarı kartla cezalı duruma düştü. Ceza alanı içinde hakemi aldatmaya yönelik hareketten kart gören siyah-beyazlı oyuncu, gruplardaki ilk maçta görev yapamayacak. Koray da dün cezası nedeniyle arkadaşlarından uzak kaldı. Kartal'ın yeni transferi Federico Higuain ise prosedür gereği takımda yer alamadı.

 

 

Alıntı-Milliyet Gazetesi








{ Son Sayfa } { Sonraki Sayfa }
Google
SON YORUMLAR ÖNCEKİ YAZILAR




KATEGORİLER

  • BJK AVRUPA MACLARI
  • BJK LiG MACLARI
  • CESiTLi ViDEOLAR
  • DEBiLER
  • DiGER
  • FB AVRUPA MACLARI
  • FB LiG MACLARI
  • FiKRiMCE
  • FiKSTUR
  • GS AVRUPA MACLARI
  • GS LiG MACLARI
  • HABER
  • MAC ViDEOLARI
  • SUPER KUPA








  • { Son Sayfa } { Sonraki Sayfa }